Değerin İzinde Yalın Felsefe
Bilgiye erişimin kolay olduğu günümüzde bilgiyi paylaşmak tek başına yeterli değil; onu kavrayıp eyleme dönüştürmek kıymetli olan. Zira bilgi, raflarda durduğunda tozlu bir kitap, harekete geçtiğinde anlam kazanan ve yol gösteren bir meşaledir.
Yalın kavramı, kitaplarda yazılı teknik kavramlardan ötede aslında bir varoluş, yaşam ve yönetim felsefesidir. “Değer” kavramını tanımlamak felsefenin ilk adımıdır. Yalın literatürde çoğu zaman “müşterinin bedel ödemeye razı olduğu şey” diye tanımlanır. Bu kitabi tanım yüzeysel bir açıklama olup değer, aslında daha derin bir olgudur. Bireyler için içsel bir pusuladır; sahip olduğu değerler bireyi harekete geçirir veya yapacağı eylemden vazgeçirir. Değerleriyle uyumlu yaşadığı oranda içsel huzuru bulur, aksi durumlarda savrulur. Pusulası yanlış yönlendirdiğinde haksız kazancı fırsat bilir, doğru yönlendirirse erdemli seçimlere yönlendirir. Bu iki yoldan hangisini tercih edeceğini belirlediği değerler bütünü belirler.
Kurumlar da tıpkı bireyler gibi değerleriyle var olur. “Kurumsal değerler” kavramı, bir örgütün kimliğini, kararlarını, stratejilerini ve kültürünü belirleyen görünmez dokudur. Ve kültür bir kurumun istikrarlı bir şekilde tekrar ettiği rutinler bütünüdür. Doğru rutinleri belirlemek ancak kurumsal değerlerin doğru tanımlanması ile olur. Doğru tanımlanan değerler kurumlara sürdürülebilir başarıyı getirirken yanlış tanımlananlar kurumu içten içe zayıflatır. Nasıl ki bireylerin davranışlarını değerleri şekillendiriyorsa kurumların stratejilerini, kararlarını ve rutinlerini belirlediği değerler bütünü yönlendirir. İşte tam da bu yüzden yalın ilk olarak “değer” kavramını tanımlar, bunu merkeze alır ve henüz başlarken sürdürülebilir adımlar atılmasını amaçlar. Bu bağlamda değerin merkeze alınması rastlantı değil, ayakta kalmanın zorunlu şartıdır.
Burada Kaizen devreye girer. Yani “sürekli iyileştirme” anlayışı. Kaizen büyük değişikliklerden çok, küçük ve kararlı adımların gücünü hatırlatır. Birey için bu, değerleriyle uyumlu küçük iyileştirmelerle hayatına yön vermektir. Kurumlar içinse değer katmayan israfları tanımlayıp azaltmak, süreçleri yalınlaştırmak ve böylece uzun vadeli sürdürülebilir bir başarı inşa etmektir. Yalın bakış açısına göre israf, çoğu zaman gözden kaçan ama enerjiyi sessizce tüketen gizli bir yüktür. Bu yükten arınmanın yolu, değerleri doğru biçimde tanımlamaktan geçer. Yanlış değerler üzerine kurulan bir yapı, temeli zayıf bir bina gibi er geç çökmeye mahkûmdur; doğru değerlerle inşa edilmiş bir sistem ise kökleri derine inmiş bir çınar gibi fırtınalara rağmen dimdik ayakta kalır.
Dolayısıyla doğru tanımlanan değerler bütünü, bireylere olduğu gibi kurumlara da yön gösteren bir pusula işlevi görür. Kaizen felsefesiyle bütünleştiğinde ise bu pusula sürekli gelişimin kapısını aralar ve kurumların anlam anlayışı yolculuğunda kalıcı bir denge ile sürdürülebilir bir başarı sunar.
Unutmamak gerekir ki “Her büyük yolculuk, değerler ışığında atılan küçük ama kararlı adımlarla başlar.”

MUHAMMET KAHRIMAN
https://www.linkedin.com/in/muhammetkahriman/

Comments are closed.